Pulmoner (Akciger) Hipertansiyon

Akcigere ait yüksek kan basinci demektir. Normalde hipertansiyon denince aort ve dallarindaki basincin artmasi anlasilir ve aslinda bunun tam adi sistemik hipertansiyondur. Günlük konusmalarda, tansiyon veya hipertansiyon denince kastedilen aslinda kol atardamarlarinda basincin artmasidir yani sistemik hipertansiyondur. Bir de, vücudumuzda oksijeni dokularda kullanilmis kani, oksijenlendirmek üzere akcigerlere getiren damardaki basincin artmasina ise pulmoner hipertansiyon diyoruz. Pulmoner hipertansiyon pulmoner arterlerdeki kan basincini ölçerek teshis edilir. Normal kosullar altinda, istirahat halinde pulmoner arter büyük basinci yaklasik 14 mmHg (milimetre civa) civarindadir. Pulmoner hipertansiyon, büyük kan basincinin istirahatte 25 mmHg, veya egzersiz sirasinda 30 mmHg den büyük pulmoner arter basinci olarak belirlenir.

Altta yatan nedene göre siniflandirma yapilir:
1- Primer pulmoner hipertansiyon: Bilinen bir nedenin olmadigi pulmoner hipertansiyondur.
2- Sekonder pulmoner hipertansiyon: Pulmoner hipertansiyona yol açan tanimlanabilir bir neden vardir.Primer pulmoner hipertansiyon nadir görülmesine ragmen, her yastan kisiyi etkileyebilir. Ancak en sik olarak 20-40 yas arasi kadinlarda görülür. Sekonder pulmoner hipertansiyon ise çok daha yaygindir. Pulmoner hipertansiyonun tedavi edilebilirligi hastaligin nedeniyle ilgilidir. Primer hipertansiyon için kesin tedavi bulunmaz iken, son zamanlarda, hastalarin hayat kalitesini artirmaya yönelik bir takim yaklasimlar gelistirilmistir. Altta yatan nedenin tedavisi ile sekonder pulmoner hipertansiyon kesin tedavi edilebilir. Durumu olabildigince çabuk tespit etmek, akcigerler veya kalbin sag tarafinda kalici hasar olusmadan önce uygun bir tedavi önemlidir. Pulmoner arter basinci yükseldigi zaman, kalbin sag tarafi daralmis pulmoner arterlerden akcigerlere dogru kani pompalamak için daha çok zorlanacaktir. Sonunda bu sürekli zorlanma kalbin büyümesine ve zayiflamasina neden olabilir. Tedavi edilmemis pulmoner hipertansiyon kalbin sag tarafindaki kulakçik ve karincik arasindaki kapagin geri sizdirmasina ve sag kalp yetmezligine neden olabilir.

Pulmoner (Akciger) Hipertansiyonun Belirtileri ve Tanisi
Pulmoner hipertansiyonun da erken evrelerinde genelikle sikayet yoktur. Pulmoner hipertansiyonun belirtileri, siklikla hastaliga yol açan altta yatan neden tarafindan gizlenmistir ve belirtiler hastadan hastaya degisme egilimi gösterebilir. Baslica belirtiler: yorgunluk ve güçsüzlük, bas dönmesi, bayilma, nefes darligi, ayak bileginde sislik, deri ve dudaklarda morarma, gögüs agrisi öksürük, boyun venlerinin dolgun olmasidir. Arteriyal kan gazinda atardamardan alinan kanda oksijen tayini yapilir. Sag kalp kateterizasyonu kalbin sag karincik ve buradan pulmoner artere kateter ilerletilmesi islemidir. Böylece buralardaki kan basincinin tam bir ölçümü elde edilebilir. Gögüs filmi, kalp ve akcigerlerin genel sekil, büyüklük ve yapisini inceleme imkâni tanir. Ekokardiyografi (kalp ultrasonu), kalbin büyüklügü ve fonksiyonunu hakkinda ayrintili bilgi verir. Kalbin dört kapaginin yapisi hareketleri, kaçak olup olmadigi belirleme imkâni saglar. Akciger perfüzyon sintigrafisi akcigerlerdeki kan akimi dagilimini gösterir. Ayrica akcigerlerdeki büyük kan pihtilarini da tespit eder. Akciger anjiyografisi akcigerlerdeki dolasimi ölçmeye ve akcigerlerdeki pihtilari "X" isinlarinda görüntülemek için kullanilan bir testtir. Ince bir kateter akciger atardamarina yerlestirilir ve içinden bir boya enjekte edilir; böylece damarlar görünür hale getirilerek filmi çekilir. Akciger fonksiyon testi akcigerlerin ne kadar iyi is gördügünü degerlendiren ve ölçen özel bir cihaza hastanin üflemesiyle olan agrisiz bir testtir.

Pulmoner (Akciger) Hipertansiyon Tedavisi
Primer pulmoner hipertansiyonun kesin bir tedavisi yoktur. Ancak bazi müdahaleler ile ilerlemesini yavaslatmak mümkündür. Sekonder pulmoner hipertansiyon vakalarinda ise tedavinin temelini, altta yatan nedenin (örnegin; kalp hastaligi veya bir akciger hastaligi) tedavi edilmesi olusturur. Primer hipertansiyonu olan hastalar zorlu fizik aktivitelerden ve solunum yolu enfeksiyonu olan insanlara yakin olmaktan kaçinmalidir. Kisa süreli, asiriya kaçmayan düzenli egzersizler, dönüsümlü olarak dinlenme süreleri ile birlikte tavsiye edilebilir. Kronik Obstrüktif Akciger Hastalari (KOAH) (uzun süreli tikayici akciger hastaligi) basta olmak üzere, pulmoner hipertansiyonlu birçok hasta oksijen tedavisinden yarar görür. Ilaçlara cevap hastadan hastaya degisebildiginden uzun süreli tedavi belirlenmeden önce uzmanlar hastalarina birkaç degisik tedaviyi deneyebilirler. Pulmoner hipertansiyonun tedavisinde kullanilabilen ilaçlar sunlardir:

Epoprostenol: Damar içine olarak uygulanan güçlü bir damar genisleticidir. Diger ilaçlara cevap vermeyen hastalara sürekli epoprostenol uygulama amaçli kalici kateter ve bir damar içi pompa yerlestirilebilir. Bu ilaçla primer pulmoner hipertansiyonlu hastalarda akciger fonksiyonlarimda düzelme oldugunu göstermistir.

Antikoagülanlar: Kan pihtilarinin olusumunu önleyen ilaçlardir. Bunlar akcigerlerde kan pihtilarinin olusmasini önlemek için kullanilirlar.

Kalsiyum kanal blokerleri: Kalbin is yükünü azaltan ilaçlardir. Genellikle damar genisleticilere cevap veren hastalara kullanilirlar.

Kardiyotonikler: Kalbin kasilmalarini güçlendiren ilaçlardir.

Diüretikler: Vücutta biriken fazla sivinin ve minerallerin atilmasini, idrar miktarini arttiran ilaçlardir. Diüretikler, genellikle pulmoner hipertansiyonun sonucu olarak sag kalp yetmezligini de içeren, ilerlemis kalp ve akciger hastaliklari için reçetelenirler.

Endotelin reseptör antagonistleri: Akcigerlere olan kan akiminin artmasina yardim ederek kalbin is yükünü azaltan ilaçlardir. Bir endotelin reseptör antagonisti olan bosentan, pulmoner hipertansiyon tedavisinde onay almistir.

ilaçlarin kombinasyonu, hayat tarzi degisiklikleri ve altta yatan hastaliklarin tedavisi, genellikle pulmoner hipertansiyonu kontrol altina almaya yeterlidir.

Tedavide son çare, kalp ve/veya akciger naklidir. Primer pulmoner hipertansiyonun nedeni bilinmediginden önlemeye yönelik bilinen bir uygulama yoktur.

© 2017 Kardiyovasküler Akademi Derneği. Tüm Hakları Saklıdır.