Sigara

Sigaranın Kardiyavasküler Sistem Üzerine Etkileri 

Birçok çalışma hem kadın hem de erkek sigara içicilerinde kalp krizi, tekrarlayan kalp krizi atakları, kalp krizine bağlı ani ölüm riskinin fazla olduğunu göstermiştir. Sigara içenlerde kalp-damar tıkanıklığı riski 2-4 kat daha fazladır. Kalp-damar tıkanıklığından ölme riski günde içilen sigara, sigaraya başlama yaşı ve içilen sigara/yıl sayısı ile ilişkili olarak artar. Ayrıca kalp-damar tıkanıklığına kolesterol yüksekliği şeker hastalığı gibi risk faktörleri de büyük oranda katkı sağlamaktadır. Akut olarak; sigara oksijen ihtiyacını artırarak veya oksijen sunumunu azaltarak miyokard iskemisine yol açar. Bu değişiklikler koroner arter spazmı ile sonuçlanabilir. Ayrıca sigara özelikle ölümcül kalp disritmilerinin eşiğini düşürerek aritmilere bağlı ani ölüm meydana getirebilir. Sigara, kandaki iyi kolesterol (HDL-kolesterol) seviyesini azaltarak kötü kolesterol (LDL-kolesterol) seviyesini de artır, bu da kalp-damar tıkanıklığı riskini artırır. Sigara ayrıca hem kadın hem de erkeklerde inmelere (felç) yol açar. Bu risk doza bağlı olarak artmakta ve gençlerde daha fazladır.

           

Sigara Bırakma Tedavisi 

Araştırmalar insanların sosyal, psikolojik ve farmakolojik faktörlerin etkisi ile sigara içtiğini göstermiştir. Sigaraya başlatan faktörlerle sürdürülmesine neden olan faktörlerin genellikle farklı olduğu kabul edilmektedir. Sosyal ve ailesel faktörlerin sigaraya başlamada özellikle önemli olduğu düşünülür. Aile bireylerinin ve arkadaşların sigara içmesi ergenlikte sigaraya başlama ile yakından ilişkili iken nikotin bağımlılığı, genetik ve psikososyal faktörler sigara içme davranışını sürdürmede önemlidir. Genetik faktörlerin de sigara içme durumunu etkilediği gösterilmiştir. Sigara ile ilişkili uyarılmanın özellikle sosyal ve stresli ortamlarda tekrar başlamaya katkısı olduğu saptanmıştır.
 


 

Çalışmalar, doktorların hastalarına sigara içmemeleri şeklindeki uyarılarının çok etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Sigara içen hastaya doktor tarafından uyarılar yapılması ve konu ile ilgili bir broşür verilmesi durumunda sigarayı bırakanların oranı %10 düzeyine kadar yükselebilmektedir.

 

Tedavinin Hedefi  

Sigara tüketimine bağlı hastalık riskini azaltmak, hasta olanlarda hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmak ve sağkalım beklentisini artırmak; sigara tüketimine bağlı hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan iş gücü kaybı ve sağlık harcamalarından kaynaklanan maddi kayıpları önlemek, sigara bırakma tedavisinin en önemli hedefleridir.

 

Sigarayı Bırakmada Birkaç Yöntem Vardır 

Kendi Kendine Bırakma: Bağımlıların bir kısmı sigarayı birden, kendi kendine bırakabilir. Bu, yoksunluk sorunlarına yol açtığından bağımlıya zor anlar yaşatabilen bir yöntemdir. Ancak güçlü bırakma isteği ve sigaranın yol açtığı sorunlar yüzünden bu yöntemle bırakan insanların sayısı hiç de az değildir.


Önce kişinin kendisi buna karar vermelidir. İş yeri ya da ailesinde bırakmak isteyen başkaları varsa bunları da sürece katmak başarıyı arttıracaktır. Sigarayı bırakma sürecinde karamsarlığa kapılmamak gerekir. Zor anların olacağı ama bunları bu güne değin yüz binlerce sigara bırakanın atlattığını unutmamak gerekir.

 

Ani Bırakma veya Azaltma: Kullanılmakta olan sigara markası değiştirilerek nikotin içeriği daha düşük olduğu bilinen bir sigara markasına geçilmesi veya içilmekte olan sigara markasını değiştirmeden günlük içilen sigara sayısının yavaş yavaş azaltılması, günlük nikotin alımını düşürmeye yönelik azaltma yöntemleridir. Ancak yavaş yavaş azaltma yöntemleri kandaki nikotin seviyesini esik değerin altına düşürerek nikotin yoksunluk semptomlarının ortaya çıkmasına neden olur. Bu durumda oldukça sıkıntı ve stres hisseden kişinin tekrar eski alışkanlığına dönmesi olasıdır.

 

Sigaranın birdenbire bırakılması ise kişinin nikotin yoksunluk semptomlarını yoğun olarak hissettiği oldukça zor bir dönem olmakla birlikte bir iki haftalık bir süre sonunda bu semptomların şiddeti azalmakta ve sonraki günlerde birden bire bırakanlar yavaş yavaş azaltanlara göre daha nadir aşırı sigara içme isteği ile zorlanmaktadırlar.

 

Bırakmak için bir gün belirlemek gerekir. Azaltarak bırakmada başarının az olduğu bilinir. Sigara bırakmadan önce niçin bırakmak istediğinizi küçük bir kağıda yazıp yanınızda taşımalısınız. İleride sigara baskısı olduğunda bu kâğıt sizdeki bırakma isteğini kamçılayacaktır. Her gün bir 5 dakika ayırıp sigarasız yaşamın iyiliğini düşünmeniz size yardımcı olacaktır. Bırakma sürecinde kahve ve çay içimini azaltmak, meyve çayı ve su içimini arttırmak sürece yardımcı olacaktır. Ev ve iş yerinden sigarayı anımsatan materyalleri uzaklaştırmak, giysileri, evi havalandırmak size temiz bir ortam sağlayacaktır.

 

Doktor Telkin ve Önerileri: Hekimlerin telkin öneri ve desteklerinin birçok sigara içen hastayı sigarayı bırakma konusunda motive ettiği, hastalara cesaret vererek bırakmayı denemesini sağladığı bilinmektedir. Hekimlerin yönlendirdiği ve kişilerin en az 6 ay izlendiği 28 sigara bıraktırma programının analizinde hekimlerin sadece hastaya sigarayı bırakmasını öğütlediği 15 programın ortalama başarısı %5 (%3-%13), hekimlerin hastaya sigaranın bırakılması için yoğun destek verdiği 13 programın ortalama başarısı %29 (%13-%40) olarak saptanmıştır.


Ani ölüm korkusu en önemli motive edici faktörlerdendir. Yakın zamanda kalp krizi geçirmiş kişilerin hekimin desteği ile sigarayı bırakma oranı %60'a kadar yükselmektedir.

 

Etkinliği Kanıtlanmış Tıbbi Tedavi: Kendi kendine bırakmada zorlanan kişilerde en etkili tedavi, hekim gözetiminde bilimsel yöntemlerin kullanılmasıdır. Bir tedavinin bilimsel olabilmesi için tarafsız araştırmacılarca birçok kişide denenmesi ve başka yöntemlerle karşılaştırılarak uluslararası kabul gören dergilerde yayınlanmış olması koşulu aranır. Bu dergiler araştırma yazılarını birçok bilim adamına danışarak yayınlamayı kabul ettiklerinden, her bir araştırma farklı ülkelerden hakemlerce de ele alınmış olur.


Uzun süreli sigara bırakmayı inanılır düzeyde arttırdığı, etkinliği kanıtlanmış ve 2007 yılı başında ülkemizde ulaşılabilen tedaviler; nikotin yerine koyma ve bupropion (Zyban) tedavileridir. Bu tedavilerden nikotin yerine koyma tedavisi bant ya da sakız ile olmakta, bupropion (Zyban) ise hap olarak kullanılmaktadır. Her iki yöntem de sağlık çalışanları kontrolünde uygulanmalıdır. Ülkemizde bu konuda sadece hekimlerin yetkinliği vardır. Avrupa ülkelerinde bu konuda eğitim almış eczacı ve hemşireler de sigara mücadelesine katkıda bulunmaktadır.

 

Nikotin replasman tedavisi (bant, sakız, inhaler, nazal sprey) ve bupropion (Zyban) gibi birinci basamak ilaç etkisiz kaldığında ikinci basamakta düşünülecek iki ilaç vardır: klonidin, nortriptilin.

  

Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere sigaranın bırakılması üzerine etkili tedavi yaklaşımlarından biri ilaç tedavisi, diğeri ise bilişsel-davranışçı yaklaşımlarla motivasyondan oluşan destek tedavisidir. Her iki yöntem de tek başına etkili olup, iki yöntem birlikte uygulandığı zaman birakma oranlarını artırmaktadır. Tedavinin başarısı, yoğunluğu ile doğru orantılıdır.

 

Bilimsel Açıdan Etkinliği Tartışmalı Tedaviler (Etkisi Kanıtlanmamış Tedaviler): Hipnoz, akupunktur, luksopunktur gibi yöntemlerdir. Bu konuda araştırmalar vardır ancak etkisi kanıtlanmamıştır. Bitkisel, kimyasal preparatlar, hipnoterapi, taklit sigara ve akupunktur (ilişkili yöntemler dahil) gibi bir takım yöntemler iddia edilmiştir/edilmektedir. Bunların çoğu ciddi bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır veya etkisizlikleri gösterilmiştir. Ancak sigara bırakanlardan bazılarının birçok yöntem ise yaramadığı halde bu yöntemlerden birinden yarar gördüğü ifade edilebilir ve bu bazı kişiler için de doğru olabilir.

  

Akupunktur; popüler bir sigara bıraktırma yöntemi olmasına rağmen etkisinin süresi tartışmalıdır. Sigarayı bıraktırmak için kullanılan iki tür akapunktur yöntemi vardır; nazopunktur ve aurikolopunktur. Nazopunktur, burun yüzeyinde seçilmiş noktalara uygulandığında solunum yollarında dekonjesyon olduğu ve kişide tütüne karşı tiksinme hissi uyandığı bildirilmektedir.

 

Sigaranın Bırakılmasında Farmakolojik Tedavi Yöntemleri 

Sigaranın bırakılması amacıyla farmakolojik tedavinin kullanılması 1900'lü yılların öncesine dayanmaktadır. Bu amaçla ilk kullanılan maddeler ağız ve burun mukozasında irritasyon yapan ağız kuruluğuna ve ağızda acı bir tat duygusuna neden olan bitkisel ilaçlar ve baharatlardır.

 

Bağımlı bir kişide sigaranın bırakılması, nikotin yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu durum sigarayı bırakmaya çalışan kişilerin başarısızlığında en önemli rolü oynamaktadır. Bugüne kadar geliştirilen tedavi yöntemlerinde hedef, nikotin yoksunluğunu ve yoksunluk belirtilerini önlemektir. Günümüzde tüm kılavuzlarda yer alan ve TC. Sağlık Bakanlığı ve Amerikan İlaç Kurumu (FDA) onaylı iki grup ilaç tedavi yöntemi vardır; bupropion ve nikotin replasman (yerine koyma) tedavisi.

 

Bupropion HCl (Zyban): Antidepressif bir ajan olmakla birlikte sigaranın bırakılma oranını plaseboya göre yükseltmekte ve nikotin replasman tedavileri ile birlikte kullanılmaktadır. Sigaranın bırakılmasında bupropionun etkinliğinin plasebo ile karşılaştırıldığı, 615 kişiyi içeren bir çalışmada bupropionun yavaş salınımlı formlarının sigaranın bırakılma oranını arttırdığı, yan etki sıklığının çok düşük olduğu ve kilo alma oranını düşürdüğü bildirilmiştir. 

 

Klonidin: Sigaranın bırakılması amacı ile kullanılan antihipertansif bir ilaçtır. Nikotin yoksunluk semptomlarından özellikle irritabilite, aşırı sigara içme isteği ve huzursuzluğu azalttığı saptanmıştır. Klonidin ile yapılan ilk çalışmalarda ilacın sigaranın bırakılma oranını arttırdığı ve nikotin yoksunluk semptomlarını azalttığı gösterilmiştir. Ancak klonidine transdermal bandının kullanıldığı çok merkezli bir çalışmada transdermal klonidinin sigaranın bırakıldığı ilk hafta anksiyete ve irritabiliteyi azaltmasına rağmen, 12. haftanın sonunda sigaranın bırakılmış kalma oranını etkilemediğini göstermiştir. Klonidin ile yapılan 15 kontrollü çalışmanın analizinde ise klonidinin plaseboyla karşılaştırıldığında başarı oranı 1,87 kat fazla bulunmuş ancak kişilerin ortalama %71,7'inde ağız kuruluğu, sedasyon, baş dönmesi semptomatik postural hipotansiyon gibi yan etkiler ortaya çıkmıştır.

 

Nikotin ve Nikotin Replasman Tedavisi: Tedavinin amacı; sigaranın kesilmesini izleyen dönemde ortaya çıkan nikotin yoksunluk semptomlarını ortadan kaldırmaktır. Böylece sigarayı bırakmak isteyen kişi yoksunluk semptomlarını daha az yaşayacak, sigaranın psikolojik ve davranış alışkanlığı ile ilgili etkileri ile mücadele edecektir. 

 

Nikotin Bağımlılığı: Bütün tütün ürünleri nikotin içermektedir. Nikotin çok kolay emilen bir maddedir ve akciğerler, ağız, burun hatta deriden kolaylıkla ve hızla emilmektedir. Nikotin bağımlılığı sigara içmeye devam etmekteki ana unsurdur. Sigara dumanındaki nikotinin beyine ulaşması 10-20 saniyedir. Nikotinin biyolojik özellikleri bırakmayı zorlaştırabilir. Bazı çalışmalarda nikotinin deney hayvanlarında morfinden daha güçlü bağımlılık potansiyeli olabileceği gösterilmiştir.

 

Nikotin bağımlılığı DSM III-R kriterlerine göre nikotin yoksunluk semptomları söyle tanımlanmaktadır;


1.En az birkaç haftadan beri hergün nikotin alıyor olmak
2.Nikotinin kullanımının azaltılması veya birdenbire kesilmesini izleyen 24 saat içinde aşağıdaki semptomların en az dördünün hissedilmesidir
* Aşırı nikotin alma isteği
* İrritabilite, öfke, kızgınlık
* Anksiyete
* Konsantrasyon güçlüğü
* Huzursuzluk
* Kalp hızında azalma
* İştah artışı veya kilo alma

 

 Nikotin yerine koyma tedavisi, nikotin bağımlılığı olduğu saptanan kişilere hekim kontrolünde uygulanmalıdır. Nikotin bağımlılığının saptanması için en sık kullanılan yöntem Fagerstrom Tolerans Anketidir.           

 

Fagerstrom Tolerans Anketi  

1. İlk sigaranızı uyandıktan ne kadar süre sonra yakıyorsunuz?

• İlk 3 dakika içinde: 1 puan          • 30 dakikadan sonra: 0 puan

 

2. Sigara içilmesi yasak olan yerlerde, sigara içmeme durumunda zorlanıyor musunuz?

• Evet:1 puan          • Hayır: 0 puan

 

3. Vazgeçmek istemeyeceğiniz sigaranız hangisidir?
• Sabahleyin içilen ilk sigara: 1 puan          • Diğerleri: 0 puan

 

4. Günde kaç tane sigara içersiniz?
• 26 veya üstü: 2 puan          • 16-25 arası: 1 puan          • 15 ve azı:0 puan

 

5. Sigarayı günün ilk saatlerinde, daha sonraki saatlere göre daha sık içer misiniz?

• Evet: 1 puan          • Hayır: 0 puan

 

6. Günün büyük bölümünde yatakta kalmanız gerekecek kadar hasta olduğunuzda bile sigara içer misiniz?

• Evet: 1 puan          • Hayır: 0 puan

 

7. Genellikle kullanmakta olduğunuz sigaranın nikotin seviyesi nedir?
• 1.0 mg'dan fazla: 2 puan     • 0.61-1 mg arası: 1 puan     • 0.6 mg veya daha az: 0 puan

 

8. Sigaranızı içinize çeker misiniz?

• Daima: 2 puan          • Bazen: 1 puan          • Hiçbir zaman: 0 puan

 

Fagerstrom Tolerans Anketine göre 7 puan ve üzerinde alan bağımlıların sigarayı bırakırken nikotin replasman tedavisinden yarar görmeleri mümkündür. Kişide yüksek veya orta derecede nikotin bağımlılığı saptanırsa günde 15 adetten fazla sigara içiyorsa veya hafif derecede bağımlı olmasına rağmen sigarayı bırakmak için kullandığı diğer yöntemlerden fayda görmemişse, nikotin replasman tedavisi uygulanır. Nikotin replasman tedavisi ile vücuda verilen nikotin dozu sigara içimiyle alınan dozdan çok daha düşüktür. Bir sigara içiminden 10 dakika sonra ulaşılan plazma nikotin düzeyi 20-50 µg/L arasındadır; ortalama 35 µg/L'dir. Oysa nikotin replasman tedavisi için kullanılan nikotin sakızları ve nazal spreylerle nikotin plazma seviyesi 6-8 µg/L; transdermal formlarda ise 12 µg/L düzeylerinde pik yapmaktadır.  Nikotin replasman tedavisinde günümüzde kullanılan nikotin formları, sakız, nazal sprey, oral inhaler ve transdermal plasterdir. En sık kullanılan formlar nikotin sakızları ve transdermal plasterdir. Ülkemizde transdermal plaster ve nikotin sakız formu mevcuttur.

 

 Nikotin Transdermal Plaster
Nikotin transdermal plaster (NTP) ile vücuda saatte 1 mg nikotininin kontrollü olarak verilmesi sağlanır. Transdermal plasterin 16 saat ve 24 saat vücuda yapışık kalan iki formu vardır. Nikotin transdermal plasterden sigara içimi ile alınan nikotin miktarının %50'si organizmaya geçmektedir. 24 saatlik formu ile 21 mg, 16 saatlik formu ile 15 mg nikotin alınmaktadır. Ülkemizde 24 saatlik formu bulunan nikotin plasterleri üç farklı boyutta olup farklı miktarlarda nikotin içermektedir. Ülkemizde kullanılan 30 cm²'lik plasterle 21 mg, 20 cm²'lik plasterle 14 mg, 10 cm²’lik plasterle 7 mg nikotin vücuda alınmaktadır. Sigaranın bırakılması aşamasında dört hafta sonunda NRT'de doz azaltımı yapılarak, daha düşük dozda nikotin içeren plastere geçilir ve tedavi 8 haftada sonlandırılır. Nikotin transdermal plasterlerinin kullanımı oldukça kolaydır. 16 saatlik formlarının amacı 24 saatlik formları kullanımı sırasında vücuda gecede verilmeye devam eden nikotinin neden olabileceği uykusuzluk, huzursuzluk gibi semptomları önlemektir.16 saatlik nikotin plasterleri kişinin sigara içme profiline daha çok uymaktadır. Fakat 24 saatlik formları ile sürekli bir plazma düzeyi sağlandığı için sabah nikotin açlığı oluşmayacağı ve hastanın sigara içme isteğinin daha az olacağı düşünülmektedir. Yapılan çalışmalarda nikotin transdermal plasterlerinin her iki formu arasında anlamlı bir etkinlik farkı bulunamamıştır.

 

 Nikotin transdermal plasterleri ile sigaranın bırakılma oranını etkileyen faktörlerin analiz edildiği çalışmalarda, nikotin plaster kullanırken ilk iki hafta içinde sigara hiç içmeyenlerin 6 ay sonunda sigarayı bırakmış kalma oranlarının daha yüksek olduğu, yaşı 40'in üzerinde olanların, erkeklerin, eşi veya arkadaşı ile yaşayanların, motivasyonu güçlü olanların nikotin plasterleri ile sigarayı bırakabilme oranının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

 

Transdermal plaster sabahleyin kuru, temiz ve kılsız deriye (genellikle gövdenin üst kısmına, omuz etrafına ve üst kol bölgesine) yapıştırılır. Plaster gövdeye yapıştırıldıktan sonra 20 saniye kadar üzerine parmakla basılarak vücuda tam teması sağlanır. Her gün farklı bir bölgeye yapıştırılarak (örneğin sırasıyla; sağ omuz başı, sol omuz başı, sağ üst kol, sol üst kol) ancak dört gün sonra tekrar aynı yere yapıştırılması önerilir. Böylece deride oluşabilecek irritasyon, eritem gibi yan etkilerin sıklığı azalır. Uygulama yerinde oluşabilecek deri reaksiyonlarının yani sıra, ürtiker, baş ağrısı, bulantı, hafif vertigo, sersemlik, kas ağrıları, uykusuzluk, grip benzeri yakınmalar ortaya çıkabilir. %10-20 olguda hafif deri reaksiyonları oluşabildiği, ancak %1,5-2 olguda tedavinin kesilmesini gerektirecek kadar ciddi cilt irritasyonu ortaya çıktığı bildirilmiştir.

 

Hekim kontrolünde kullanılması gereken nikotin plasterlerinin ülkemizde bulunan üç formundan 21 mg'lik olanlarla günde bir paket ve daha fazla sigara içenlerde, 14 mg'lik olanlarla ise bir paketten az içenlerde tedaviye başlanır. 21 miligramlik bantla başlanan tedavide dört hafta sonunda doz azaltılabilir, 2 hafta 14 mg'lik son iki haftada 7 mg'lik bant kullanılarak tedavi 8 haftada tamamlanır. NTP'in başarısının davranışı yönlendirici destek tedavilerle artacağı vurgulanmaktadır. 

 

Tedavinin kesilmesini gerektirecek kontrendikasyonlar: ciddi deri reaksiyonları, nikotin plasterine karşı gelişen aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. Tedavi sırasında sigara içiminin tamamen bırakılması gerekir. NRT ile birlikte sigara içmeye devam edenlerde solgunluk, terleme, bulantı, tükrük artışı, sersemlik, kusma, karın ağrısı ve ishal, baş ağrısı, işitme ve görme bozukluğu, tremor ve konvülziyonlar gibi yan etkiler görülebilir. Ayrıca gebelerde ve süt emziren kadınlarda aktif ya da son bir ay içinde miyokard infarktüsü geçirenlerde, unstable angina ve aritmileri olanlarda nikotin transdermal plaster ve diğer nikotin replasman tedavileri uygulanmamalıdır.

 

Karaciğer ve böbrek yetmezliği, hipertroidi, hipertansiyon, Tip I diabetes mellitus, feokromostoma ve kalp yetersizliği olanlarda nikotin replasman tedavisi kullanımı sırasında dikkatli olunması gerekmektedir.

 

Nikotin replasman tedavisinin süresi kullanılan ilaç formuna (sakız, plaster v.s) göre farklılık gösterir. Tedavi süresi 3-12 ay arasında değişebilir.


Farmakolojik Tedavinin Birlikte Kullanımı 

Son yıllarda yapılan çalışmalarda yavaş salınımlı bupropion tabletleri ile nikotin transdermal plasterin birlikte kullanımının kişilerin sigarayı bir yıl bırakmış kalma başarısını %35’e yükselttiği görülmüştür. İki ilacın kullanımında kontrendikasyonu olmayan olgularda doktor kontrolünde tedaviye üç gün, günde bir kez 150 mg bupropion HCl ile başlanıp, 4. gün günde 2 kez 150 mg (total doz 300 mg) ile devam edilebilir. Bu tedavinin 1. veya 2. haftası sonunda sigara içimi birden kesilerek hasta sadece bupropion HCl veya NTP+bupropion HCl ile tedaviye devam eder. Bupropion HCl tedavisi 7-12 hafta içinde sonlandırılır. Bupropion HCl yavaş salınımlı tablet A.B.D'de 1998 yılından beri sigaranın bırakılması amacı ile reçete edilmektedir.

 

NRT'nin stabil kardiyovasküler hastalığı bulunan hastalarda kullanılabileceği bildirilmiştir. Bupropion kullanımının da sigara içenlerde kardiyovasküler hastalık riskini arttırdığına dair bulgu yoktur. Bu nedenle yüksek risk grubunda bulunan stabil kardiyovasküler hastalığı olan sigara içen olgularda risk-yarar oranı göz önüne alınarak sigara bırakılması amacı ile farmakoterapiden yararlanılmalıdır. Başlangıçta herhangi bir NRT seçilebilir. Tedavi başarısızlığında ya da nikotin yoksunluk belirtileri yeterince kontrol altına alınamadığında, kombine tedavi kullanılabilir. En çok tercih edilen bant ve sakız kombinasyonudur. Bu kombinasyonda sakızın 2 mg'lik formunun kullanılması tercih edilmektedir. Bupropion, günde 10'dan az sigara tüketenler, gebeler, adolesan yaş grubundaki olgular, kontrendikasyonları olanlarda kullanılmamalıdır. Tedaviye başlanırken NRT'nin herhangi bir formu ya da bupropion arasındaki tercih, hekim ve hasta tercihi ile belirlenmektedir.

  

Dünyada sigara içen insanların yarıdan fazlası bırakmak istemektedir. Bu istek ne yazık ki birçok gerçek dışı, kar amaçlı ancak bilimsel olmayan yöntemlerin de yayılmasına yol açmıştır. Ciddi sağlık kuruluşları ve örgütler, ancak bilimsel kaynaklara dayanan yöntemleri önermektedir. Danışmanlık, psikolojik destek, ilaç tedavisi bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerdir. Çeşitli ışınlarla, aygıtlarla, akapunktur, hipnoz gibi alternatif tip yöntemleri ile yapılan bırakma tedavileri ile ilgili yeterli bilimsel veri yoktur. Ülkemiz ve dünyadaki uygulamalarda bu yöntemler, bilimsel kuruluşlardan çok, kar amaçlı şirketlerce uygulanmaktadır.


Sigarayı bırakınca yerine gelen ağız tadı ve sağlıklı süreç yüzünden kilo alımı olabilir. Ancak bol sıvı içmek, abur cubur diye anılan gıdalardan uzak durmak ve egzersiz yapmak bunu engeller.

 

Özelikle egzersiz sigara bırakmaya destek olur. Hobi edinmek sigarasız günlerde sizi oyalayacaktır. Günde 20 adet sigara içen bir kişi en az 20 dakika sigaraya zaman ayırmaktadır. Her gün 20 dakika başka bir şeyle uğraşmak (kitap okumak, müzik dinlemek vb.) birey olarak gelişmenizi de sağlayacaktır. Sigarayı bıraktım diyebilmek için, 1 yıl içmemek gerekir. Bu süreden sonra bile bir tane içilse, eski sigara sayısına çıkılabilir. Bu nedenle sigarayı terk ettikten sonra, bir daha tatmamak gerekir. İlk bırakma haftaları zordur. İstek geldiğinde o ortamdan uzaklaşmak, su içmek, egzersiz yapmak ya da başka bir işle uğraşmak, size yardımcı olacaktır.

 

Sigara bırakıldığında bazı sorunlar olabilir. Ancak bu basit desteklerle 2-3 haftada çözülür. Sigara bırakıldığında akciğer temizleme işlemleri güçlenecek balgam ve öksürük artacaktır. Bu uygun bir tepkidir. Akciğer kendine geliyor denilebilir. Bol su içmek ve göğüs hastalıkları uzmanına gitmek size yardımcı olacaktır. Sigarayı bırakanlarda kabızlık olursa, lifli ve sulu gıda alımı sorunu azaltır. Sinirlilik, tepkililik gibi durumlarda egzersiz, psikolojik destek ve bazen ilaç desteği bağımlıya yardımcı olur.

 

Sigara İçme Baskısı Ortaya Çıkarsa
• Meyve ya da çiğ yenebilen sebzeler (havuç, marul, salatalık gibi) atıştırın. • 10 kez derin nefes alıp verme egzersizi uygulayın.
• Basit egzersiz hareketleri yapın.
• Duş alın.
• Yemek sonrası istek geldiğinde sofrada oyalanmayın, hemen kalkıp dişlerinizi fırçalayın.
• O anda bir işle meşgulseniz, kısa bir süre yaptığınız işi bırakıp başka bir şeyle ilgilenin. Bu aşırı istek gelen dönemlerde, bırakmaya hazırlık aşamasında önerilen hobilerinizle uğraşabilir, evde oturuyorsanız dışarı çıkabilir, iş başındaysanız kısa bir süre odanızdan çıkıp bir arkadaşınızla kısa bir sohbet yapmayı ya da gazete okumayı deneyebilirsiniz.

 

Sigara Bırakıldıktan Sonra
Nabız, kan basıncı, vücut ısısı normale döner. Efor kapasitesi artar. Öksürük azalır ve üç ay içinde kaybolur. Balgam miktarı iki haftada yarı yarıya azalır. Soluk alıp verme kolaylaşır. Koku ve tat alma duyuları iyileşir. Bağışıklık sistemi güçlenmeye başlar. Kendinizi daha dayanıklı ve güçlü hissetmeye başlarsınız. Diş ve parmaklarınızdaki sarı lekeler kaybolur. Kalp krizi geçirme riski ilk günlerden itibaren azalmaya başlar; bir yılın sonunda risk %50 azalır. Ağız, gırtlak, yemek borusu, akciğer kanseri, böbrek, pankreas kanseri riski azalır. Felç olma riskiniz 5-10 yıl içinde hiç sigara içmemiş olanlarla aynı düzeye iner. Zamanla kalp-damar hastalığı ve kalp krizi riski, hiç içmeyenlerinkiyle ayni olur.

© 2017 Kardiyovasküler Akademi Derneği. Tüm Hakları Saklıdır.